"Sosyal Medya, Azınlıklar ve Tarih" başlıklı atölyede Prof. Dr. İlber Ortaylı azınlıklar ve tarih üzerine konuşmasını sundu. Ardından Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka kısa bir sosyal medya eğitimi verdi. 25 Mayıs'ta İzmir Ticaret Odası'nda ve Başkan Ekrem Demirtaş'ın evsahipliğinde gerçekleşen etkinliğe Rum, Yahudi, Ermeni, Levanten cemaatlerinden yüzden fazla kişi katıldı. Atölyede, "Sosyal Medya ve Azınlıklar" proje ekibinden Laki Vingas, Rita Ender, Cemre Baytok ve proje ortağı Eliamep'ten Evangelos Venetis hazır bulundu.

İlber Ortaylı konuşmasında, Türkiye'de bugün azınlıklarla ilgili en temel şeyler dahil bilinmeyen çok şey olduğunu, öğrenmek ve öğretmeye dair teşviğin artırılması gerektiğini söyledi. Osmanlı'dan bugüne azınlıkların dil, din, okul, nüfus anlamında bir çeşitlilik yarattığını tarih perspektifiyle örneklerle aktaran Ortaylı, bu çeşitliliğin yok olmaması için çaba gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Bizans ve Osmanlı imparatorluk mirasları olarak Türkiye'de farklı azınlık gruplarının varlık gösterdiğini ve bunun Lozan'da tanındığının da ötesinde korunması, toplumsallaşması, kültürel ilgi ve bilginin yaratılmasının önemine değindi. Bugün sosyal medya etkileşim ve bilgiye erişim için önemlidir, ancak bu hedef doğrultusunda kurumsallaşma, eğitim ve milli bütçe sağlanmalı dedi. Ortaylı, modern toplumda bireylerin birbirine yabancılaştığını ancak grupların yabancılaşmasının muasırlıkla alakası olmadığını vurguladı. Kaybolan diller, nüfuslar, kapanan okullar, birbiriyle teması azalan cemaatler her şeyden önce Türkiye'nin Osmanlı İmparatorluğu geleneği ile bağdaşmaz dedi. Azınlık tarih ve kültürünün aktarılmasında önemli bir araç olan azınlık vakıfları Medeni Kanun'a uygun şekilde himaye edilmeli diye belirtti. Ortaylı, bugün örneğin Ermeniler'den söz edildiğinde 1915 ve Hrant Dink cinayetinin aydınlatılması kadar, Ermeni sanatçıların, girişimcilerin, mimarların teşvik edilmesi de siyasetin konusu yapılmalı dedi. Gündemdeki laiklik tartışmasına da değinen Ortaylı, laikliğin sanıldığı gibi salt gayrimüslim ve müslümanlar arasında değil, aynı inanç grupları içindeki harmoniyi sağlamak için de gerekli bir akım olduğunu söyledi.
Ortaylı kendisinin üslubuyla yönetilen birçok sosyal medya hesabı olduğunu, bunları kontrol etmesi ve önlemesinin mümkün olmadığını belirtti. Ardından Erkan Saka, izleyicilerin sosyal medya kullanım bilgisi ve deneyimini göz önüne alarak, sosyal medyanın kişisel ve kurumsal ifade gücünü artırabileceğini vurguladı. Saka, azınlık cemaatlerinin kurumsal hesaplarının gücünün ancak kişisel hesapların aktifliğiyle sağlanabileceğini ifade etti, hesapların güvenirliliğinin önemini hatırlattı. Çeşitli örnek Twitter ve Facebook azınlık hesapları ile haber takibi, görsel kullanımı gibi alanlarda etkin kullanım için örneklerle araçlar sundu.
Sosyal Medya ve Azınlıklar projesinin bir sonraki atölyesi Mardin'de gerçekleşecek.